Nuru ŞEMS ——EY ADEMOĞLU! Sen Bir Güneşsin Işığını Kaybetme

Önsöz

Bismillâhirrahmânirrahîm.

“Bizi ilmi isteyenlerden ve ona rağbet gösterenlerden kılan Allah’a hamd olsun. Salât ve selâm âlemlere rahmet olarak gönderdiği Muhammed’e, O’nun âline ve bütün ashabına olsun”.

Ve ba’du cümle peygamberlerin evveli Hazreti Âdem aleyhi’sselâm, âhiri bizim peygamberimiz Muhammedeni’l-Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem. Bu ikisinin arasında çok peygamberler gelmiştir. Onların sayısını Allah Taâlâ bilir. Kur’an-ı azimu’ş-şan’da ism-i şerifleri beyan olunan yirmi sekiz peygamberdir; herkesin bilmesi vaciptir dediler: Âdem, İdris, Nuh, Hûd, Salih, İshak, İbrahim, İsmail, Yakup, Yusuf, Şuayb, Lût, Yahya, Zekeriya, Musa, Harun, Davut, Süleyman, Yunus, İlyas, Elyesa’, Zülkifl, Îsâ, Eyyûb, Muhammed; salavâtullahi âlâ nebiyyina ve aleyhim. Üzeyir, Lokman, Zülkarneyn; bu üçünde ihtilaf olundu: Kimi nebidir, (peygamberdir) dediler ve kimi velidir dediler.

Ve dahi Hazreti Âdem aleyhi’s-selâm zürriyetindenim ve âhir zaman peygamberi Muhammed aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm dinindenim ve ümmetindenim. Elhamdülillah, itikatta mezhebim Elh-i sünnet ve’1-cemaat. Ehl-i sünnet ve’l-cemaat demenin mânası, Resûlüllah’ın ashabı ve cemaatı her ne itikat üzere oldular ise ben dahi ol itikat üzere oldum demektir. Amelde mezhebim İmam-ı Âzam Ebu Hanife; ben İmam-ı Azam’ı imam edindim ve onun Kitabullah’tan ve hadis-i şeriften anlayıp çıkardığı meseleleri kabul ettim ve onun sözüyle ameli ihtiyar ettim.

“La ilahe illallah” demenin mânayı şerifi oldur ki ibadete lâyık ve müstahak bir zat yoktur ancak Allahu azimu’ş-şan vardır ve birdir, şeriki (ortağı) ve nazîri (benzeri) yoktur, mekândan münezzehtir. “Muhammedün resûlüllah” demenin mânası oldur ki âhir zaman peygamberi Muhammed aleyhi’s-selâm Allahu azimü’ş-şan’ın kuludur ve hem resulüdür. Biz dahi O’nun ümmetiyiz, elhamdülillah.
[ Geri Dön: Mızraklı İlmihal | Namaz ]

Reklamlar

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: